1 Mart 2010 Pazartesi

Obama düşüşte...

© Zülal Kalkandelen/ Dünyalı Yazılar
Cumhuriyet Pazar Dergi/ 28 Şubat 2010

CNN’in yaptırdığı bir kamuoyu araştırması geçen hafta açıklandı. 12-15 Şubat 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırmaya göre, Obama’nın başkanlık görevindeki performansını onaylayanların oranı % 49’a gerilemiş. Katılımcıların % 50’si onaylamadığını söylerken, % 1’i görüş belirtmemiş.

Böylece, Obama söz konusu olduğunda, tam olarak ikiye bölünmüş bir toplum görüntüsü çıkıyor ortaya.

Obama göreve ilk başladığı sıralarda Şubat 2009’da % 76 olan desteklenme oranı, bir yıl içinde sürekli bir azalma eğilimi göstererek bugünkü düzeye indi.

Ne oldu da bu kadar kısa zamanda bu oranda destek kaybetti?

Akla gelen ilk yanıt, ekonomik krizde Amerika’da orta sınıfın yaşadığı büyük yıkım ve işsizlik oluyor. Alınan önlemler yeterli olmayınca, Obama'ya bağlanan büyük umutlar da hızla yok olmaya başladı.

Ardından, Amerika’da hiç popüler olmayan bir savaşı, Afganistan savaşını hızlandırma politikası da, özellikle sol kesimde ciddi tepkilere yol açtı. Buna bir de, sağlık sigortası sisteminde yapılmak istenen değişikliğin tatmin edici bulunmaması eklendi.

Ancak Obama’ya karşı artan hoşnutsuzluğun temelinde ekonomik nedenlerin yattığı çok açık. Amerika’da halkın büyük kesimi, toplumsal servet dağılımında giderek artan dengesizliğin kurbanı oluyor.

Ülkede 1970’lerde bir çalışanın kazandığı her 1 dolara karşılık bir yönetici (CEO) 25 dolar kazanırken; bu oran, 2000'lere kadar artışını sürdürdü ve 90’a 1'i buldu.

2004’te yapılan bir araştırmada ise, yöneticilere ödenen çeşitli ikramiyeler ve ekstralar da hesaba katılınca, bu oranın 500’e 1 gibi inanılmaz boyutlara vardığı ortaya kondu. (David DeGraw-The Economic Elite vs. People of the USA).

***

Noam Chomsky’nin de belirttiği gibi, çalışan sınıflara karşı süregelen savaşı gerçek bir savaş olarak görmek gerekir. Özellikle de Amerika’da olduğu gibi, toplumda yüksek düzeyde gelişmiş bir sınıfsal bilince sahip olan işveren sınıfı varsa...

Durum buyken, bir Başkan’ın bu dengesizliği giderecek önlemler alması beklenir değil mi? Bir süre önce Obama, banka batıran yöneticileri aldıkları aşırı miktardaki ikramiyeler yüzünden eleştirdiğinde, bu tavrını ne kadar sürdüreceğini merak etmiştim...

Fazla sürdürmedi. Geçenlerde Bloomberg Business Week’e verdiği röportajda şöyle dedi: “Garip olan şu ki, sol kesim bizi iş dünyasına yakın görüyor, ama iş dünyası da bizi kendilerine karşıt olarak değerlendiriyor.

Sonra da röportaj boyunca, Wall Street'in kalbini kazanmak için elinden geleni yaptı.

JP Morgan Chase ve Goldman Sachs’ın en üst düzey yöneticilerine ödenen milyonlarca dolarlık ikramiyeler hakkındaki görüşü sorulduğunda, “Çoğu Amerikalı gibi ben de insanların başarı ya da servet kazanmalarına hasetle bakmıyorum. Serbest piyasa sisteminin gereğidir bu” dedi...

Ben bir yöneticinin ya da politikacının ilkesiz görünmesinin, genel imajını en çok zedeleyen faktör olduğuna inanıyorum. Herkese yaranma endişesiyle hareket edince, sonunda ikiyüzlü, bir dediği bir dediğini tutmayan, güvenilmez bir politikacı izlenimi verirsiniz.

Özellikle, bunun gibi açık haksızlıkların yaşandığı durumlarda neyin doğru olduğu bellidir. İkili oynamak niye?

Obama’nın sorunu da bu... Durmadan birbiri ile çelişkili laflar edip, tutarsızlık sergiliyor. 2012’deki seçime kadar bu şekilde devam ederse, durumu umut verici olmayabilir.

CNN’in araştırmasında “Obama’nın yeniden başkan seçilmeyi hak ettiğini düşünüyor musunuz?” sorusuna “Evet” yanıtı verenlerin oranı % 44’te kalırken, “Hayır” diyenler % 52...

2 yorum:

Guven dedi ki...

Doğur söze şapka çıkarılır:))

Nevin dedi ki...

Ben zaten en bastan Obama "change" diye sloganlar atarken, kendisine inanmiyordum. Duvar Sokag'in Obamayi destekledi bilinen bir soylentiydi. Hatta kabinesinde eski Clinton tayfasini gorunce "tamamdir" dedim.... Obama'nin buyuk paralarin destektekledigine gore, nasil olurda orta ve onun altindaki siniflara yardimci ola bilir? yada onlarin cikarini dusunur?...

Birde su igrenc "lobby" sistemi oldukca, hic bir baskan'nin ozgurlugu olamaz...