1 Ocak 2012 Pazar

Veganlar Örgütleniyor

© Zülal Kalkandelen / Dünyalı Yazılar
Cumhuriyet Pazar Dergi / 1 Ocak 2012

Yeni yıla yeni dileklerle girmek adettir. Ben de 2012’ye her zamanki gibi adaletli ve daha barışçıl bir dünyada yaşama umuduyla girdim. Ama bu yılın sonuna doğru bir değişiklik oldu hayatımda. İlk kez İstanbul’daki veganlarla buluştum.

Uzun yıllardır İstanbul’daki veganlarla iletişim kurmaya çalıştım, çevremdeki herkese tanıdıkları varsa benimle tanıştırmalarını rica ettim. Ama pek faydası olmadı; sınırlı sayıda vejetaryenle yolum kesişti ama hiçbir veganla tanışmadım. “Karşılaşacaksın da ne olacak?” diye sorabilirsiniz. Ben çok sosyal birisi değilim ama sonuçta insanım; herkes gibi ben de benzer düşünceleri paylaştığım, ortak yönüm olan insanlarla konuşmayı seviyorum.

1 Kasım Dünya Vegan Günü’nü hep tek başıma kutlamaya alışmıştım aslında ama Kasım 2011’de güzel bir gelişme oldu. Vegan Kolektif adı altında bir araya gelen veganlar olarak o günü birlikte kutladık. Benim için çok değişik bir gündü. Türler arasında ayrımcılık yapmayan ve şiddeti tamamen reddeden hayat felsefem nedeniyle bugüne kadar toplumda “uzaylı” muamelesi gördüm ama o gün bir de baktım ki, benim gibi başka “uzaylılar” da var! Sayımız az ama yalnız değiliz.

Türkçe sözlüklerde yer almayan vegan sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmeyenler ya da yanlış bilenler çok. Çok kısa bir ifadeyle, hayvansal hiçbir ürünü/maddeyi yemeyen, giymeyen ve kullanmayanlara verilen isim bu.

Veganlık, Türkiye’de son bir iki yıla kadar ana akım medyanın hiç ilgi göstermediği bir konuyken, geçen yıl birden dikkat çekti. Bunda en büyük pay, Kırıkkale F Tipi Cezaevi’nde yatan vegan mahkum Osman Evcan’ın kendisine hayvansal ürün içermeyen, yenilebilir yiyecekler verilmesi için başlattığı açlık greviydi. Osman Evcan, haklı mücadelesinde direnince, cezaevi yönetimi istekleri kabul etmek durumunda kaldı. Politik bir vegan hareketinin Türkiye’de başlaması kolay olmasa da önemli bir adımdı Osman Evcan olayı.

Dünya Vegan Günü’nü birlikte kutladıktan sonra Vegan Kolektif’teki arkadaşlarla toplantılar yapmayı sürdürdük. Geçen cumartesi gecesi de “2012 Vegan Bir Yıl Olsun!” sloganıyla bir gece düzenledik. Vegan, hatta vejetaryen olmasa da gelip merhaba diyen herkes bizi sevindirdi.

Arkadaşımız Gülce Özen Gürkan’ın yazıp seslendirdiği vegan şarkısını dinleyip çok beğendik. (Şarkıyı bu linkten dinleyebilirsiniz: ne ayaksın?)

Amacımız, kısa zamanda manifestomuzu yazıp dernek haline gelmek. Daha yolun başındayız. Yapacağımız çok iş var. Belki bu yazdıklarım ilk anda bazı insanlara uçuk fikirler gibi gelebilir. Ama bana da koşabilen, yürüyebilen, yüzebilen, uçabilen, görebilen, duyabilen, hissedebilen, farklı derecelerde de olsa bir muhakeme ve öğrenme yeteneği olan, yavrusunu sahiplenip büyüten canlılara “mal” gibi davranmak, uçuk ve çok acımasız geliyor...

Gerçekten hayvanların birer eşya gibi görülmekten kurtulacağını düşünmek fazla mı saflık?

Bana göre, her insan ömründe bir kez tavuk çiftliği ya da et fabrikası ziyaret etse vejetaryen olurdu. Her şeyin mükemmel olduğu bir dünyada da herkes vegan olurdu. Savunduğum bu görüşlerin ülkemizde çok fazla yandaş bulmadığının farkındayım. Ancak üzerinde düşünülmeye başlanması, Vegan Kolektif adlı bir oluşumun kurulması çok olumlu gelişmeler.

Barışçıl bir dünya yaratılması ve vegan felsefesinin tanıtılması için yapacağımız çabalara destek istiyoruz. Hayvanlara uygulanan köle düzeninin sona erdirilmesi için çalışmak isteyenler bizimle iletişim kursun.

Diyoruz ki, insana, hayvana ve yeryüzüne özgürlük temelinde bir araya gelelim. Her türlü zulmü, seksist, ırkçı ve türcü yaklaşımı reddedelim!

-

Hiç yorum yok: