7 Ağustos 2011 Pazar

Kitle Psikolojisi ve Medyadaki Linç

© Zülal Kalkandelen / Dünyalı Yazılar
Cumhuriyet Pazar Dergi/ 7 Ağustos 2011

Geçen hafta ben de kendimi medyadaki bir linç girişiminin içinde buldum.

Olay, çok sevdiğim müzisyen, The Smiths’in eski vokalisti Morrissey’in (hayranlarının deyimiyle Moz) Varşova konserinde söylediği sözler üzerine başladı.

Norveç’te 76 kişinin öldürülmesinin gösterdiği gibi hepimiz caniyane bir dünyada yaşıyoruz. Ama bu, McDonald’s ve KFC’nin her gün yaptıklarıyla kıyaslanırsa solda sıfır kalır” demiş.

Bunun üzerine birden bütün dünya medyası topluca Moz’a saldırdı, müzik dergileri hakaret dolu mesajlar yayınladı. Çığ gibi büyüyen tepki çok kısa sürede arkasına kitleleri kattı.

Kimisi “Bu adam artık yaşlandı” dedi, kimisi delirdiğini düşündü, onu cani ilan etti, kimisi “Artık dinlemem müziğini” dedi. Tepkiler o kadar aşırıydı ki, dayanamadım ve Moz’a Twitter’dan saldıran kurumlara şu yanıtı verdim:

Şiddetin her türlüsünü reddeden bir insanı anlamaya çalışmak yerine ona vurup duruyorsunuz. Vegan bakış açısından insan ölümüyle hayvan ölümü arasında fark yok. Çok açık ki katı bir vejetaryen olarak Moz, vahşetin tümüne karşı. Yaptığınız büyük haksızlık.

The Quietus ve NME gibi müzik dergileri, sadece kendi görüşlerine uyan tweetleri takipçilerine ulaştırırken benimkine benzer mesajları görmezden geldi. Bir tek İngiltere’nin önde gelen müzik mağazalarından Rough Trade benim mesajımı da takipçilerine ulaştırdı. Böylece bir anda her yere yayılan tweet dolayısıyla bütün dünyadan nefret mesajları aldım...

Ertesi gün Moz şu açıklamayı yaptı: "Norveç’teki ölümler dehşet vericiydi. Bu tür olaylarda hep yapıldığı gibi, medya katilin istediğini verip, ona dünya çapında ün sağladı. Öldürülen insanların isimleri, sanki yeterince önemli değilmiş gibi söylenmedi; ama medya çılgınlığı katili Karındeşen Jack’e döndürdü. Tiksindiriciydi. Oysa adı anılmamalı, fotoğrafı yayınlanmamalıydı.

Varşova’da sahnede söylediğim sözler şöyle açıklanabilir: Milyonlarca canlı her gün McDonald’s ve KFC zulmünü finanse etmek için öldürülüyor. Ama bu durum yasal görüldüğü için, bu ölümler hakkında farklı hissetmemiz ve onları sorgulamamamız bekleniyor. Eğer Norveç’teki ölümler yüzünden haklı olarak dehşete kapıldıysanız, doğal olarak herhangi bir masum canlının ölümü karşısında da aynısını hissedersiniz. Sadece hayvanlar ‘bizden olmadığı için’ onların çektiği acıyı görmezden gelemezsiniz.


Morrissey’e hakaret yağdıran medya, bu açıklamaya yer vermedi...

Bu olayda beni en çok şaşırtan şey, insanların Moz’un sözlerine şaşırması oldu. Ortaokuldan bu yana yakından izlediğim, duruşunu, açıksözlülüğünü takdir ettiğim bir müzisyen kendisi. Hiçbir zaman tribünlere oynamadı; aynı türde sözleri 30 yıldır söylüyor. “Meat Is Murder” adlı şarkıyı yazıp hayvan haklarının marşı haline getiren o. Moz’a yaşlandı ya da delirdi diyenler acaba 1985’te yazdığı o şarkının sözlerine hiç dikkat etmediler mi?

Elbette tartışmalı bir konu; herkesin farklı bakış açısı olabilir. Ancak korkutucu olan, bir insanın ne dediğini anlamadan onu peşinen yargılamak. Vegan olmadığı halde linç kampanyasının başladığı ilk andan beri bana destek veren sevgili Seda Niğbolu’nun dediği gibi “Analiz edip fikir üretmek yerine halihazırdaki kuru gürültüye dahil olmanın kolaycılığı” ürkütücü olan. Oysa çoğunluğun algısını sorgulamalı aydın insan...

Sonuç olarak, Moz Norveç’teki ölümleri onaylamış bir cani değildir; medyanın gazına gelmeyin. O, sadece fast-food zincirlerinde hayvanlara uygulanan zulme dikkat çekmek istedi ve etkili olsun diye böyle bir konuşma yaptı.

Şiddet konusunda herkesten daha duyarlıdır; şarkılarını dinlemeye devam edebilirsiniz...

-

1 yorum:

Anonim dedi ki...

Mükemmel bir yazı. Çıktısını alıp saklayacağım.