15 Şubat 2010 Pazartesi

Kadın meta değildir!

© Zülal Kalkandelen/ Dünyalı Yazılar
Cumhuriyet Pazar Dergi/ 14 Şubat 2010

Geçen hafta bir cinayet haberiyle sarsıldık. Duymayanlar için hatırlatayım. Aralık ayında polise yapılan bir ihbar sonucunda, Adıyaman Kahta’da bir evin bahçesindeki kümese gömülü bir ceset bulunmuştu.

Polis ekipleri, toprağı 2 metre kazınca, bir süre önce ailesi tarafından kaybolduğu bildirilen 16 yaşındaki Medine Memi’ye ait cesetle karşılaştı. Boynunda bir eşarp, elleri bağlı, oturur vaziyette bir ceset... Olay üzerine, kızın dedesi ve babası tutuklandı.

Bu haber, gazete ve televizyonlarda yer aldı; ama ilk anda Türkiye’nin çalkantılı gündeminde ön sıralarda yer bulamadı kendisine. Çünkü birtakım iddialarla birbirlerini suçlayan gazeteciler, çok yoğundu. “Sen darbecisin!”, “Sen yandaşsın!”, “Sen döneksin!” lafları havada uçuşuyordu. Ancak birkaç gün sonra Hürriyet olayı manşetine taşıdı.

Siyasetçilerse, çok ateşli bir hafta geçirdi. Yıllar önce olmuş bir olayı bugün kullanmak için saklayan iktidar, yine mağdur rolüne soyundu. “Peygamber” lafı üzerine Meclis’te yumruklar konuştu.

Bu arada benim aklım Medine’de kaldı. Biliyorum ki, onun gibi yüzlerce Medine var bu ülkede... Her yıl Türkiye’de 200’den fazla töre ve namus cinayeti işleniyor. Genç kızlar, kadınlar birer mal gibi kullanılıyor, direnen olursa da ortadan kaldırılıyor...

Bakın, Medine tavuk kümesine gömülmeden önce neler olmuş? Hiç okula gitmemiş Medine, tarikatçı babası ve dedesi tarafından sürekli şiddet görmüş.

Bir defasında yine dayak yüzünden polise şikayetçi olmuş. Yakınlarının anlattığına göre, eve gelen polisler, buldukları ruhsatsız tabancaya el koymuş. Dede ve baba, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış.

Ancak kısa bir süre sonra, Medine, yine dayak iddiasıyla polisin kapısını çalmış. Bunu duyan dede ile baba, sürekli polise gitmesine tepki gösterip kızı tartaklamış. Bu sırada Medine, başını duvara çarpıp ölmüş. Bunun üzerine panikleyen aile, bahçedeki kümesin altına açtığı çukura kızı gömmüş.

Yapılan Adli Tıp incelemesinde, Medine’nin midesinde ve ciğerlerinde toprak bulundu. Bu demek oluyor ki, zavallı kızcağız canlı canlı gömülmüş!

***

Ben, bu tür cinayetlerin artık neredeyse alışıldığı bir Türkiye için tarifsiz bir üzüntü duyuyorum. Okuduğum günden beri gece uykularımı kaçıran bu haberin ülkem adına nasıl büyük bir utanç olduğunu izliyorum...

Bütün dünya basınında şu başlıkla çıktı bu haber: “Turkish Girl Buried Alive for Talking to Boys”... Yani Türk kızı, erkeklerle konuştuğu için diri diri gömüldü...

Siz istediğiniz kadar yüz binlerce dolar harcayıp moda haftası açılışına Meg Ryan’ı getirin, istediğiniz kadar İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti oldu diye sevinin, bu tür haberler duyuldukça, insanların aklındaki Türkiye imajı bellidir...

Onları bırakın; kendimizle yüzleşelim. Sizin aklınızdaki Türkiye imajı nasıl? Gerçekten, lüks alışveriş merkezlerine, güzel mekanlara, defilelere bakıp, “Ya biz çok medenileştik” mi diyorsunuz? Bana sorarsanız, töre ve namus cinayetlerinin yaşandığı bir ülke, uygar olamaz...

O nedenle yetkililere diyorum ki; mesainizi türbanı kamusal alanlara sokmak için harcayacağınıza ya da kadına durmadan üç çocuk doğurmasını öğütleyeceğinize, onları sosyal, kültürel ve ekonomik hayata katacak daha büyük adımlar atın!

Başbakan olarak sigara kampanyasına verdiğiniz destek gibi, her gittiğiniz yerde bu konuya da değinin. Siyasetçiler, sivil toplum önderleri, gazeteciler, kadının bir meta olmadığını anlatın bu halka!

Anlatın ki, kadın katliamı son bulsun...

1 yorum:

Anonim dedi ki...

UMUYORUM; BU GİBİ OLAYLARI DUYMAYACAĞIMIZ YARINLAR BEKLİYORDUR ÜLKEMİZİ... DEDİĞİNİZ GİBİ HERKESE ÇOK İŞ DÜŞÜYOR...
GÜLCAN